-Yayın ve Diğer Bilimsel Çalışmalarda Başkasına Ait Eserlerden Hukuka Uygun Olmayan Alıntı ve Yararlanmalar

Yükseköğretimde bilimsel çalışmalar sırasında başkasına ait çalışmalardan yararlanma olağan bir uygulamadır. Ne var ki, teknolojinin de yardımıyla, yararlanma bazen birebir kopyalamaya dönüşebilmektedir. Değişik örnekleri görülen
ve kısaca “intihal” olarak nitelendirilen bu hukuk dışı kullanım, Yönetmeliğin 1 l/a-3 maddesi gereğince üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektirmektedir. Fakat kullanım veya kopyalama çok zaman “başkasının bilimsel
çalışmasını kaynak göstermeksizin kendi eseri olarak gösterme boyutuna ulaşmamaktadır. Çok değişik türleri olan ancak intihal boyutuna ulaşmayan hukuka aykırı yararlanmalara “kaynağı yeterli göstermekle birlikte, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki sınırlan aşacak şekilde yararlanma, esere katkısı yok sayılacak kadar az birinin adını eser sahipleri arasında gösterme, yapılan alıntının ayırt edilmesini sağlamama, kendi eserini büyük ölçüde yeni bir çalışmada kullanma ve bunu belirtmeme, eser sahipleri arasında İsim sıralamasını sağlanan katkıya ve yapılan anlaşmaya aykın şekilde yapma” gibi durumları örnek gösterebiliriz. Akademik dilde, bu tür kullanımlara “intihal düzeyine ulaşmayan etik ihlaller” adı verilmektedir.
Yükseköğretim Kurulunun 2012 yılında karar bağlayarak uygulamaya koyduğu, Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi ile konuyu bir düzene oturtmaya çalışmıştır. Önemli maddelerine yukanda yer verdiğimiz bu Yönergenin 8. Maddesinde, etiğe aykın başlıca eylemlerden intihal, sahtecilik, çarpıtma, tekrar yayın, dilimleme ve haksız yazarlığın tarifi yapılmıştır. Maddede ayrıca “destek alınarak yürütülen araştırmaların yayınlannda destek veren kişi, kurum veya kuruluşlar ile onlann araştırmadaki katkılarım açık bir biçimde belirtmemek, insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda
etik kurallara uymamak, yayınlannda hasta haklarına saygı göstermemek, hakem olarak incelemek üzere görevlendirildiği bir eserde yer alan bilgileri yayınlanmadan önce başkalanyla paylaşmak, bilimsel araştırma için sağlanan veya ayrılan kaynakları, mekânlan, imkânlan ve cihazlan amaç dışı kullanmak, tamamen dayanaksız, yersiz ve kasıtlı etik ihlali suçlamasında bulunmak gibi davranışlar da diğer etik ihlali türleri olarak sıralanmıştır. Gerçekten haksız yayın faaliyetinde teknolojinin de yardımıyla artık sınır tanınmamakta, akla hayale gelmeyecek yöntemler geliştirilmektedir.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu bu değişik yöntemlere cevap veremeyecek kadar eski ve etkinlikten uzaktır. Cezalann ve diğer hukuki çıkarlann takibi hak sahiplerinin başvurusuna bağlandığı için bunlar başvurmadığında yapılan ihlalden kimsenin
haberi dahi olmamaktadır. Taraflar bazen birbirini idare etmekte, ancak çıkar çatışması olduğunda şikayet kurumu işletilmektedir. Akademik unvan veya kadro elde etmeye yönelik durumlarda da etik ihlalleri ya şikayet sonucu veya tesadüfen
öğrenilmekte ve işlem yapılmaktadır. Doçentlik Sınav Yönetmeliği, doçentlik başvurularıyla ilgili intihal ve etik ihlal iddialan hakkında kendine özgü bir düzenleme ile disipÜn soruşturması ve sürecin durdurulması prosedürünü getirmiştir. Ancak bu
düzenlemelerle de sorun kısa vadede çözülecek gibi görünmemektedir. Daha kötüsü çalışkan, üretken gerçek bilim ve fikir insanlannın, manız kaldıklan bu emek hırsızlığı karşısında şevkleri kırılmaktadır. Mevcut genel yapı caydıncı olamadığı
için haksız yayın azalmadan devam etmekte, bununla bağlantılı olarak yeterli sayıda özgün ve yayın çıkmamaktadır.
11. maddenin a-3 bendi sadece intihal tanımına uygun bir suç ve cezayı düzenlemektedir.
O halde bunun dışında kalan, disiplin suçu olarak açık şekilde tanımlanmamış durumlar için ne yapılabilir? Bu sorunun cevabı özellikle doçentlik başvurulanndaki yayınlarda bulunan ihlaller bakımından etik incelemesi ve disiplin soruşturması yapan öğretim üyeleri arasında tartışma konusu olmaktadır. Kanaatimce yukarıdaki 8. maddenin (i) bendi bu fiilleri karşılamaktadır. Zira bu bentteki “itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davramş”a etik ihlalinden daha uygun bir örnek bulunmamaktadır. Bir bilim insanının itibarını, ona olan güveni en çok sarsacak şey onun bilimsel ürününün itibarsız ve güvenilmez oluşudur.
Zaten böyle bir durum olduğunda ilgili akademik jüri veya kurul, ya o eseri ve ilgilinin akademik unvan başvurusunu reddetmekte, ya da var olan unvanı iptal etmektedir. Disiplin soruşturması, akademik yönden yapılan bu uygulamalara bağlı olarak açılmaktadır. Akademik yönden itibarsız ve güvenilmezliği karara bağlanan bir çalışmayı yapanın davranışı da, elbette itibar ve güven sarsıcı davranış olacaktır. Bazı hocalarımız, Disiplin Yönetmeliğinde intihalin dışında etik ihlali veya
haksız yararlanmayı açıkça suç olarak tarif eden bir hüküm aramakta, bulamadıkları için de bu davranışa ceza veremeyeceklerini düşünmektedirler. Yukarıda yaptığımız açıklamalar ışığında bu konuda tereddüde gerek bulunmamaktadır.
8/i maddesi tam da böylesi durumlar için getirilmiş bir madde olarak kabul edilmelidir. Kaldı ki bunun aksi yönde bir yargı karan veya doktrin yorumu da yoktur. Dahası yukarıda saydığımız sahtecilik, çarpıtma, dilimleme gibi eylemler için 8/i maddesinin getirdiği aylıktan kesme cezası çok hafif bir yaptınmdır. Esasen bunlar için çok daha ağır yaptınmlar olmalıdır. Aksi halde her gün yeni ihlaller yaşanması kaçınılmaz olarak görünmektedir. Yükseköğretim kurumlannda yukandaki kapsamda etik ihlali iddiası ile karşılaşıldığında yetkili amirler konuyu derhal, işin uzmanı ve tarafsızlığı bilinen tecrübeli bir akademisyene inceletmelidir. Hızlı yapılması gereken bu incelemede çıkan sonuca göre fiilin ağırlığına göre, şikayet varsa ceza soruşturması, eş zamanlı olarak mutlaka disiplin soruşturması açılmalıdır. Diğer taraftan kişinin bu fiili ile bir akademik unvan ve/veya kadro unvanı kazanması durumu söz konusu ise bunun duruma göre hem geçmişe, hem de geleceğe etkili olarak
iptali konusu gözden geçirilmelidir. Eğer unvanı veren bir üst kuruluş ise durum vakit geçirilmeksizin bu üst kuruluşa bildirilmelidir.

1,510 total views, 2 views today

Yorum yapiniz

Önceki yazıyı okuyun:
-Yayınlanan makalede tez çalışmasını kaynak göstermeden kullanmak

Şüpheli: ……………….Üniversitesi Tıp Fak.Öğretim Üyesi Suç : … Dergisinde yayınlanan...

-İhbar Ve Şikayetler Hakkında Yapılacak İşlemler

4483 sayılı yasanın 17.07.2004 tarih ve 5232 sayılı yasa ile...

Kapat