TCK (İlgili Maddeler)

Türk Ceza Kanunda yazılı bazı suç tipleri
Türk Ceza Kanunu (İlgili Maddeler)
Kanun No: 5237, K.Tarihi: 26.9.2004, Resmi Gazete: 12.10.2004
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun, kamu görevlilerinin, dolayısıyla yükseköğretim mensuplarının işleyebileceğini öngördüğü bazı suçlar ve bunlara verilecek cezalar aşağıda gösterilmiştir. Belirtilen suçlann işlenmesi halinde sadece maddedeki cezanın verilmesiyle yetinilmeyeceğini, ayrıca 53. maddede öngörülen hakları kullanmaktan belli sürelerle yoksun bırakılacağını unutmamak gerekir.
Bunlara ilaveten adli yargılama sonucunda 657 sayılı Devlet Memurlan Kanununun 48. maddesinde belirtilen miktann üstünde ceza verilmesi halinde kamu görevine son verilmesi de gündeme gelecektir.
YENİ TÜRK CEZA KANUNUNDA, GÖREVDEN DOĞAN VEYA GÖREV SIRASINDA İŞLENEBİLECEK BAŞLICA SUÇ VE CEZALAR:
İnsan üzerinde deney
MADDE 90- (1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;
a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,
b) Deneyin öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde
yapılmış olması,
c) İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda
ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan
üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
d) Deneyin, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması,
e) Deney sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak Ölçüde acı verici yöntemlerin
uygulanmaması,
f) Deneyle varılmak istenen amacın, bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı
üzerindeki tehlikeye göre daha ağır basması,
g) Deneyin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak
açıklanan rızanın yazılı olması ve herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması,
Gerekir.
(3) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/7 md.) Çocuklar üzerinde bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu
gerektirmemesi için ikinci fıkrada aranan koşulların yanı sıra;
a) Yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe
ulaşmak açısından bunların çocuklar üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
b) Rıza açıklama yeteneğine sahip çocuğun kendi rızasının yanı sıra ana ve babasının
veya vasisinin yazılı muvafakatinin de alınması,
c) Deneyle ilgili izin verecek yetkili kurullarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanının
bulunması,gerekir.
(4) Hasta olan insan üzerinde rıza olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunan kişi,
bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, bilinen tıbbi müdahale yöntemlerinin
uygulanmasının sonuç vermeyeceğinin anlaşılması üzerine, kişi üzerinde yapılan
rızaya dayalı bilimse! yöntemlere uygun tedavi amaçlı deneme, ceza sorumluluğunu
gerektirmez. Açıklanan rızanın, denemenin mahiyet ve sonuçlan hakkında yeterli bilgilendirmeye
dayalı olarak yazılı olması ve tedavinin uzman hekim tarafından bir hastane
ortamında yapılması gerekir.
(5) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun yaralanması
veya ölmesi halinde, kasten yaralama veya kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler
uygulanır.
(6) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi
halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
MADDE 109- (1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde
kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki
yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçun;
a) Silahla,
b) Birden fazla kişi tarafından birlikte
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Üstsoy, altsoy veya eşe karşı,
f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan
kişiye karşı,
İşlenmesi halinde, yukandaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması halinde,
ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde, yukandaki fıkralara göre verilecek cezalar
yarı oranında artırılır.
(6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi
sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, aynca kasten yaralama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
Eğitim ve öğretimin engellenmesi
MADDE 112- (1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir
davranışla;
a) Devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen
her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine,
b) Öğrencilerin toplu olarak oturduklan binalara veya bunlann eklentilerine girilmesine
veya orada kalınmasına,
Engel olunması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin
engellenmesi
MADDE 113- (1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir
davranışla, kamu kurumu faaliyetinin yürütülmesine engel olunması halinde, bir yıldan
üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi
MADDE 114- (1) Bir kimseye karşı;
a) Bir siyasi partiye üye olmaya veya olmamaya, siyasi partinin faaliyetlerine katılmaya
veya katılmamaya, siyasi partiden veya siyasi parti yönetimindeki görevinden
ayrılmaya,
b) Seçim yoluyla gelinen bir kamu görevine aday olmamaya veya seçildiği görevden
aynlmaya,
Zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi
partinin faaliyetlerinin engellenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme
MADDE 115- (1) Cebir veya tehdit kullanarak, bir kimseyi dini, siyasi, sosyal, felsefi
inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye zorlayan ya da bunları
açıklamaktan, yaymaktan meneden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Dini ibadet ve ayinlerin toplu olarak yapılmasının, cebir veya tehdit kullanılarak
ya da hukuka aykın başka bir davranışla engellenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya
göre ceza verilir.
İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
MADDE 117. – (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir
davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı
aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.
(2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri
ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle
çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve
konaklama koşullarına tabi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden
az olmamak üzere adlî para cezası verilir.
(3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya
sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya
veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan
ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan
kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Sendikal haklann kullanılmasının engellenmesi
MADDE 118- (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya,
sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki
görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın
faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
Ortak hüküm
MADDE 119- (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasi haklann
kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını
engelleme, konut dokunulmazlığının ihlali ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarının
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla
veya Özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(2) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle
ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.
Haksız arama
MADDE 120- (1) Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan
kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi
MADDE 121- (1) Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına
verdiği dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul edilmemesi halinde, fail hakkında
altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur.
Ayırımcılık
Madde 122- (Değişik 1/7/2005- 5378/41) (1) Kişiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet,
özürlülük, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım
yaparak;
a) Bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya bir hizmetin icrasını
veya hizmetten yararlanılmasını engelleyen veya kişinin işe alınmasını veya alınmamasını
yukanda sayılan hallerden birine bağlayan,
b) Besin maddelerini vermeyen veya kamuya arz edilmiş bir hizmeti yapmayı reddeden,
c) Kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen,
Kimse hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.
Kişisel verilerin kaydedilmesi
MADDE 135- (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye altı aydan
üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı
olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlanna veya sendikal bağlantılanna
ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukandaki fıkra hükmüne
göre cezalandınlır.
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
MADDE 136- (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan
veya ele geçiren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
İmar kirliliğine neden olma
MADDE 184- (1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan
veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere
elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra
hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına
müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırlan içinde veya
özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.
\ (5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar
planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince
kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün
sonuçlarıyla ortadan kalkar.
(6) (Ek : 29/6/2005 – 5377/21 md.) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim
2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz.
Resmi belgede sahtecilik
MADDE 204- (1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi
başkalannı aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandınlır.
(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen,
gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykm olarak
belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla
kadar hapis cezası ile cezalandınlır.
(3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan
belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yansı oranında artırılır.
Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
MADDE 205- (1) Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandınlır. Suçun kamu görevlisi tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
MADDE 206- (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine
yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandınlır.
Özel belgede sahtecilik
MADDE 207- (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bîr özel
belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra
hükmüne göre cezalandırılır.
Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
MADDE 208- (1) Gerçek bir özel belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
MADDE 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla Örgüt kuranlar
veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından
amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası
ile cezalandın lir. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.
(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Örgütün silahlı olması halinde, yukandaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte
birinden yansına kadar artırılır.
(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, aynca bu suçlardan dolayı
da cezaya hükmolunur.
(5) Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde İşlenen bütün suçlardan dolayı
ayrıca fail olarak cezalandınlır.
(6) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına
suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan da cezalandırılır. Örgüte üye olmak
suçundan dolayı verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla
birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandınlır.
Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte
birine kadar indirilebilir.
(8) Örgütün veya amacının propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
Nüfuz ticareti
MADDE 255- (Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.) (1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz
sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması
için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat
temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile
cezalandınlır. Kişinin kamu görevlisi olması halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında
artırılır. İşinin gördürülmesi karşılığında veya gördürüleceği beklentisiyle menfaat
sağlayan kişi ise, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandınlır.
(2) Menfaat temini konusunda anlaşmaya varılması halinde dahi, suç tamamlanmış
gibi cezaya hükmolunur.
(3) Birinci fıkrada belirtilen amaç doğrultusunda menfaat talebinde bulunulması ve
fakat bunun kabul edilmemesi ya da menfaat teklif veya vaadinde bulunulması ve fakat
bunun kabul edilmemesi hallerinde, birinci fıkra hükmüne göre verilecek ceza yan
oranında indirilir
(4) Nüfuz ticareti suçuna aracılık eden kişi, müşterek fail olarak, birinci fıkrada belirtilen
ceza ile cezalandırılır.
(5) Nüfuz ticareti ilişkisinde dolaylı olarak kendisine menfaat sağlanan üçüncü
gerçek kişi veya tüzel kişinin menfaati kabul eden yetkilileri, müşterek fail olarak, birinci
fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır.
(6) İşin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunmanın müstakil bir suç oluşturduğu
hallerde kişiler ayrıca bu suç nedeniyle cezalandırılır.
(7) Bu madde hükümleri, 252 nci maddenin dokuzuncu fıkrasında saytlan kişiler
üzerinde nüfuz ticareti yapılması halinde de uygulanır. Bu kişiler hakkında, Türkiye’de
bulunmaları halinde, vatandaş veya yabancı olduklarına bakılmaksızın, resen soruşturma
ve kovuşturma yapılır.
Zor kullanma yetkisine ilişkin sınınn aşılması
MADDE 256- (1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı
sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde,
kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Görevi kötüye kullanma
MADDE 257- (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin
gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına
neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydaki iki
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kanunda ayrıca suç olarak tammlanan haller dışında, görevinin gereklerini
yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına
neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
Göreve ilişkin sırrın açıklanması
MADDE 258- (1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi
edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararlan ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan
veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini kolaylaştıran
kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten sonra, birinci fıkrada yazılı fiilleri işleyen
kimseye de aynı ceza verilir.
Kamu görevlisinin ticareti
MADDE 259- (1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına
mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.
Kamu görevinin terki veya yapılmaması
MADDE 260- (1) Hukuka aykın olarak ve toplu biçimde, görevlerini terk eden,
görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya
yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası
verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması halinde cezaya hükmolunmaz.
(2) Kamu görevlilerinin mesleki ve sosyal haklan ile ilgili olarak, hizmeti aksatmayacak
biçimde, geçici ve kısa süreli iş bırakmalan veya yavaşlatmaları halinde, verilecek
cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza da verilmeyebilir.
Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf
MADDE 261- (1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek,
kişilerin taşınır veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla
tasarrufta bulunan kamu görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı
takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma
MADDE 266- (1) Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir
suçun işlenmesi sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında
kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri
oranında artırılır.
İftira
MADDE 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve
yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını
ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı
bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı
oranında artırılır.
(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya
yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına
alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukandaki fıkralara
göre verilecek ceza yarı oranında artınlır.
(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat karan veya kovuşturmaya
yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması
veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna
ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
(5) Mağdurun ağırlaştınlmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti
halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; süreli hapis cezasına mahkûmiyeti
halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına hükmolunur.
(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, beşinci fıkraya
göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(7) İftira sonucunda mağdur hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptınm
uygulanmışsa; iftira eden kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(Bu fıkra, Anayasa Mahkemesi’nin 17/11/2011 tarihli ve E.: 2010/115, K 2011/154
sayılı Karan ile iptal edilmiş olup, Kararırı Resmi Gazete ‘de yayımlandığı 17/3/2012
tarihinden başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi hüküm altına alınmıştır.)
(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu
tarihten başlar.
(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı,
aynı veya eşdeğerde basm ve yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden
tahsil edilir.
Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs
MADDE 277- (Değişik: 2/7/2012-6352/90md.) (1) Görülmekte olan bir davada veya
yapılmakta olan bir soruşturmada, gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık
oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, şüpheli veya sanığın, katılanın veya
mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi
ya da beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka ayktn
olarak etkilemeye teşebbüs eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkradaki suçu oluşturan fiilin başka bir suçu da oluşturması halinde,
fikri içtima hükümlerine göre verilecek ceza yansına kadar artınlır.
Suçu bildirmeme
MADDE 278- (İptal: Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011 tarihli ve E.:2010/52,
K.:2011/113 sayılı Ka ran ile.; Değişik: 2/7/2012-6352/91 md.)
(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen
mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, yukandaki fıkra hükmüne
göre cezalandınlır.
(3) Mağdurun onbeşyaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan
Özürlü olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan
kimse olması halinde, yukandaki fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılır.
(4) Tanıklıktan çekinebilecek olan kişiler bakımından cezaya hükmolunmaz. Ancak,
suçu önleme yükümlülüğünün varlığı dolayısıyla ceza sorumluluğuna ilişkin hükümler
saklıdır.
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi
MADDE 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun
işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı
İhmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından İşlenmesi halinde, yukandaki
fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artınlır.
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi
MADDE 280- (1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile
karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme
gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve
sağlık hizmeti veren diğer kişiler anlaşılır.
Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme
MADDE 281- (1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun
delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili
, olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.
(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) İlişkin olduğu suç nedeniyle hüküm verilmeden önce gizlenen delilleri mahkemeye
teslim eden kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle verilecek cezanın
beşte dördü indirilir.
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama
MADDE 282- (1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sının altı ay veya daha
fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına
çıkaran veya bunlann gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği
konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan
yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandmlır.
(2) (Ek: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Birinci fıkradaki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin,
bu suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın
alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Bu suçun, kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi tarafından
bu mesleğin icrası sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis cezası yan oranında
artırılır.
(4) Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde iş*
lenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artınlır.
(5) Bu suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
(6) Bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerimin
ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara haber vererek
ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle
cezaya hükmolunmaz. 1
Suçluyu kayırma
MADDE 283- (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya
hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde,
verilecek ceza yan oranında artırılır.
(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi
halinde, cezaya hükmolunmaz.
Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme
MADDE 284- (1) Hakkında tutuklama karan verilmiş olan veya hükümlü bir kişinin
bulunduğu yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İşlenmiş olan bir suça ilişkin delil ve eserlerin başkalan tarafından saklandığı
yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandınlır.
(3) Bu suçlann kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde,
verilecek ceza yan oranında artınlır.
(4) Bu suçların üstsoy, altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenmesi halinde, cezaya
hükmolunmaz.
Gizliliğin ihlali
MADDE 285- (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.) (1) Soruşturmanın gizliliğini alenen
ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası İle cezalandırılır.
Bu suçun oluşabilmesi için;
a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama
karinesinden yararlanma hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel
hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi,
b) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğine ilişkin olarak yapılan açıklamanın
maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye elverişli olması,
gerekir.
(2) Soruşturma evresinde alınan ve soruşturmanın tarafı olan kişilere karşı gizli tutulması
gereken kararların ve bunların gereği olarak yapılan işlemlerin gizliliğini ihlal
eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandınlır.
(3) Kanuna göre kapalı yapılması gereken veya kapalı yapılmasına karar verilen
duruşmadaki açıklama veya görüntülerin gizliliğini alenen ihlal eden kişi, birinci
fıkra hükmüne göre cezalandırılır. Ancak, bu suçun oluşması için, tanığın korunmasına
ilişkin olarak alınan gizlilik kararına aykırılık açısından aleniyetin gerçekleşmesi
aranmaz.
(4) Yukandaki fıkralarda tanımlanan suçlann kamu görevlisi tarafından görevinin
sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi halinde, ceza yarısına kadar artırılır.
(5) Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak algılanmalarına yol
açacak şekilde görüntülerinin yayınlanması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(6) Soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber verme sınırları aşılmaksızın haber
konusu yapılması suç oluşturmaz.
Ses veya görüntülerin kayda alınması
MADDE 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri
yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası üe cezalandırılır.
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs
MADDE 288- (Değişik: 2/7/2012-6352/93 md.) (1) Görülmekte olan bir davada
veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem
tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi
veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda
bulunan kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (İlgili Maddeler)
Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz
MADDE 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.)
Bu Kanunda koruma altına alman fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya
bağlantılı haklan ihlal ederek:
1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın
işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü
nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykın olarak işlenen
veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya
da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım
amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar
hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis
veya adlî para cezasıyla cezalandınlır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi
hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz.
3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar
hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.
4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında
kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren
kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak
çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya
adlî para cezasıyla cezalandınlır.
Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz
olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış haklan ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik
sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde,
üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Hukuka aykın olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir
eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma
evresinden önce bunlan kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde,
hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir.
2. Koruyucu Programlan Etkisiz Kılmaya Yönelik Hazırlık Hareketleri
MADDE 72- (Değişik: 23/1/2008-5728/139 md.)
Bir bilgisayar programının hukuka aykırı olarak çoğaltılmasının önüne geçmek
amacıyla oluşturulmuş ilave programlan etkisiz kılmaya yönelik program veya teknik
donanımları üreten, satışa arz eden, satan veya kişisel kullanım amacı dışında elinde
bulunduran kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
III. Soruşturma ve Kovuşturma
Madde 75 – (Değişik: 23/1/2008-5728/140 md.)
71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması
şikâyete bağlıdır. Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya
üyesi olduklan meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet
başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet
başsavcılığına verilmemesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı karan verilir.
Bu Kanunda yer alan soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar dolayısıyla
başta Millî Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri olmak üzere ilgili
gerçek ve tüzel kişiler tarafından, eser üzerinde manevi ve malî hak sahibi kişiler şikâyet
haklanm kullanabilmelerini sağlamak amacıyla durumdan haberdar edilirler. ı
Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı suç konusu eşya ile ilgili olarak 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkoyma koruma tedbirinin alınmasına ilişkin gerekli
işlemleri yapar. Cumhuriyet savcısı aynca, gerek görmesi hâlinde, hukuka aykm olarak
çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğalülmasıyla sınırlı olarak faaliyetin durdurulmasına
karar verebilir. Ancak, bu karar yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim tarafından
yirmidört saat içinde onaylanmayan karar hükümsüz kalır.
I – Görev ve ispat:
MADDE 76 – (Değişik: 23/1/2008-5728/141 md.)
Bu Kanunun düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan davalarda, dava konusunun miktanna
ve Kanunda gösterilen cezaya bakılmaksızın, görevli mahkeme Adalet Bakanlığı tarafından
kurulacak ihtisas mahkemeleridir. İhtisas mahkemeleri kurulup yargılama faaliyetlerine
başlayıncaya kadar, asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas
mahkemesi olarak görevlendireceği ve bu mahkemelerin yargı çevreleri Adalet Bakanlığının
teklifi üzerine Hâkimler ve Savcüar Yüksek Kurulunca belirlenir.
Bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalannda mahkeme, davacının iddianın
doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde,
korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu
Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklanna dair belgeleri veya tüm yararlanılan
eser, fonogram, icra, film ve yayınlann listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge
veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, Film ve yayınlann haksız kullanılmakta
olduğuna karine teşkil eder.