• 0342 360 69 59

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı, işçi işveren ilişkilerinin niteliğini, hukuksal boyutunu irdeleyen ve buna bağlı olarak karma hukuk kurallarına tabi olan bir yapıyı ihtiva etmektedir.  Buna bağlı olarak işçi lehine yorum ilkesine bağlı kalmak kaydı ile fakat eşitlik ilişkisi içerisinde işçi-işveren ilişkilerinin, örgütlenme hakkının ve devlet müdahalesinin incelenmesi esastır. İlgili Anabilim Dalı çok boyutlu bir özelliğe haiz olması nedeniyle üçlü bir ayrımı ihtiva etmektedir:

  1. Bireysel İş Hukuku
  2. Toplu İş Hukuku
  3. Sosyal Güvenlik Hukuku

Bireysel İş Hukuku,  işverenler ile bir iş ilişkisine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektedir. Bu kapsamda işçi-işveren ilişkisi kapsamında iş ilişkisinin ortaya çıkışı, iş ilişkisinin sürdürülmesi esnasında tarafların tabi olduğu kurallar, iş ilişkisinin sona ermesi ve buna bağlı hukuki sonuçlar çağdaş gelişmeler ve normlardan yararlanılarak ve mevcut mevzuat hükümleri geliştirilerek inceleme konusu yapılmaktadır.

Toplu İş Hukuku,  Sendikalar Hukuku ve Toplu İş Sözleşmesi Grev Lokavt Hukuku olarak ikili bir ayrıma tabidir. Buna bağlı olarak Toplu iş hukuku öncelikle sendikal kuruluşları inceler. Sendikal özgürlükler, sendika üyeliği, sendikal güvenceler, sendikal faaliyetler, ulusal ve uluslararası normlar kapsamında inceleme konusu yapılmaktadır.  Toplu iş sözleşmelerinin önemi ve yararı, toplu iş sözleşmelerinin yapılması ve uygulanması, toplu iş uyuşmazlıklarının çözümü ise Toplu İş Sözleşmesi Grev Lokavt Hukuku başlığı altında değerlendirme konusu yapılan konuları oluşturmaktadır.

Sosyal Güvenlik Hukuku, genel olarak belirli sosyal risklerin iktisadi sonuçlarına, diğer bir deyişle gelir kayıpları ve gider artışlarına karşı kişilerin güvenliklerinin sağlanmasına yönelik uygulamaları inceleme konusu yapmaktadır. Buna bağlı olarak toplumda yaşayan bireylere ekonomik destek sağlamak, toplumu risk kabul edilen olaylara ve olgulara karşı korumak ve toplumda yaşayan herkesin kişiliğinin gelişmesini sağlamak için genel bir sistem oluşturmaya yönelik kuralları ve buna bağlı uyuşmazlıkları incelemek Sosyal Güvenlik Hukuku kapsamında yer almaktadır.

Tüm bu hususlar çerçevesinde görüleceği üzere, yasal düzenlemelerin yanı sıra içtihatların da büyük önem taşıdığı ilgili Anabilim Dalı’na yönelik bilimsel yaklaşımlar, ulusal ve uluslararası normların bir bütün halinde değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Netice itibariyle İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı genel anlamıyla aileden topluma kadar varan etkisi; özel niteliğiyle ise bireysel olarak kişinin tüm yaşamına yönelik olması itibariyle çok boyutlu bir süreci ifade etmektedir.